18 Kasım 2009 Çarşamba

HOŞ'ÇA-KALIN...

Kimilerinin hoşuna gideceğini bilsem de, Aralık 2009’daki Genel Kurul’da 9 yıldır sürdürdüğüm Tekirdağ Anadolu Lisesi Mezunları Derneği Başkanlığı görevimi bırakacağımı sizlerle paylaşmak istiyorum…

Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarım ayrıca karar verecekler… Ancak onların da kararı benimle aynı yönde görünüyor…

9 yıl oldu… Son 1 yılı hiçbir şey yapmadan geçen… “Ne çok şey yapmışız…” dedim ben de Sirkeci Garı’ndaki Mezunlar Günü için tanıtım filmini hazırlarken… Bunların hepsini ilk kez o gün orada gören bir arkadaşım gelip “Ne güzel şeyler yapmışsın… Seninle gurur duydum…” deyince anladım kıymetini…

Gelenler biliyorlar… Bu kararı almamın yegâne sebebi Sirkeci Garı’ndaki Mezunlar Günü’ne olan katılımın düşüklüğü… Çok yorulmuştum… Son bir hafta hiç uyumamıştım… Gündüzleri işimde çalışıp, geceleri Mezunlar Günü hazırlıkları ile uğraşıyordum… Ve benimle birlikte birçok arkadaşım koşturuyordu güzel bir şey çıkarmak için ortaya…

O gece gelmeden önce çok umutluydum… 3.000 mezun vardı… Reina’daki Mezunlar Günü’nü yaptığımızda 1800 mezun varken 220 kişi gelmişti… Aynı oranda bile olsa katılım, 350 – 400 kişi olabilirdi… Üstelik son yıllardaki mezunlarla birlikte İstanbul’da yaşayan mezun oranı da artmıştı… Ve bütün hazırlıklar buna göre yapılmıştı…

Aslında ilk kez değildi hayal kırıklığım… İlk kez değildi bu kadar çalışmam… Ama bu kez çok umutluydum… Katılımın çok yüksek olacağını, bu organizasyonun bir sıçrama olacağını düşünmüştüm…

Çünkü bu kez büyük projelerimiz vardı hayata geçirdiğimiz… Üniversite öğrencilerine ayrı… Çalışanlara ayrı… Herkese somut bir şeyler sunuyor, artık derneği fayda sağlayan bir kurum haline getiriyorduk…

Burs Fonu oluşturmuştuk… Gelir kaynaklarımızı arttırmıştık… Çalışan mezunlarımızın da katkı sağlayabilecekleri bir sistemle ihtiyacı olan öğrencilere burs verecektik… Yaptığımız işbirliği anlaşması ile Üniversitede okuyan mezunlarımıza iş imkânı sağlıyorduk… Hem de iş hayatına hazırlık eğitimleri… Çalışanlar için iş ortaklıkları yapmak için platform sunuyorduk… Yıllardır beklenen web sitemiz hizmete giriyordu… Yıllıklarınızı web ortamında görebilecektiniz…

Tanıtım için mailler, SMS’ler atmıştık… 35’e yakın üniversitenin 50’ye yakın kampüsünde afişlerimiz asılmıştı… Toplu mail ve SMS atmak için program satın almıştık… Herkesin öğrenmesi için elimizden geleni yapmıştık…

Çok ucuz bir fiyata kolay bulunmayacak imkânlar sunuyorduk… Kusursuz bir organizasyon hazırlamıştık… Profesyonel şirketlerle işbirliği yaparak… SKY Türk’te program yapan bir sunucumuz, Ocak ayında albüm çıkaracak bir grubumuz vardı sahnede…

Ama tüm bunlara rağmen sadece 75 mezun geldi… % 2,5… Sadece “Yüzde İki Buçuk!”… Ben, biz, elimizden geleni yaptık… Sorun bizde değildi…

Amacımız çok daha güzel işler yapmak, “Tekirdağ Anadolu Liseli Olmak” olgusunu çok daha güçlendirmek, çeyrek asrı unutulmaz etkinliklerle kutlamak, Tekirdağ Anadolu Lisesi Mezunları Derneği’ni çok daha kuvvetli bir marka yapmaktı…

Ama siz bunu istemiyordunuz… Bunu istemeyen, destek vermeyen bir topluluk için daha fazla enerji harcamamam gerektiğine karar verdim ben de… Arkamda birkaç mezun arkadaşımın desteği ile yapılabilecek işler değildi hiçbiri… Gerek de yoktu böyle bir topluluk için artık…

İçim acıyor… Çok üzülüyorum… Bu dernek benim bebeğimdi… Ellerimle büyüttüğüm… Her dönemde bana yardım eden arkadaşlarımın da desteği ile… Söz vermiştim… Bu bebek koşana kadar, kendi ayakları üzerinde durmayı başarana kadar ellerini bırakmayacağıma… Şimdi yürümeyi yeni öğrenmişken ellerini bırakmayı yediremiyorum kendime…

Yorgunluğum fiziki değil asla… Yıllar geçse de bu derneğe yatırım yapmaya devam edebilecek enerjiye, güce hala sahip hissediyorum kendimi… Ama manevi olarak gücüm kalmadı… Onca şey yaptıktan sonra, yıllardır gözünün önünde onlarca iş yaptığım müdürümüz, beni herkesten iyi tanımasına rağmen, bu işleri para kazanmak amaçlı yaptığım ithamıyla suçladı beni utanmadan…

Sonra “Bütün bunları kimin için yapıyorum?” diye sordum kendime… Tekirdağ Anadolu Lisesi mezunları ve öğrencileri… Peki onlar ne yaptı? Siz ne yaptınız? Yalnız bıraktınız beni ve bizi bu etkinlikte… Yapmak istediğimiz projelerde…

“Deymez! Bunu neden yapıyorum ki?” dedim sonra da… Bütün bu enerjimi ve projeleri yapacak başka platform yok muydu? Hem de aynı arkadaşlarımla çalışabileceğim… Hatta daha fazla destekçi bulacağımız… Vardı… Hem de bir sürü…

Bir gün önce çevremdekilere söylemiştim, “250 kişiden az insan gelirse bırakacağım bu işi” diye… Çünkü 300’ün altındaki katılım bizi zarar ettirecekti… Burs fonu için topladığımız parayı bu gecenin masraflarına vermek zorunda kalacaktık…

Öyle de oldu… Zarar ettik… Ve bu zarar ne yazık ki burs verilememesine neden oldu… Mezunlar Günü için yapılan masrafların ödenmesi gerektiği için…

Şimdi bunun sorumlusu kim? Gelmeyen herkes mi? Ben mi? Yönetim Kurulu mu?

İşte bu nedenle hemen değil 2009 Kasım’da bırakma kararı aldım… İşbirliği yaptığımız firmalara sözümüzü tutmak, onların verdikleri paraların karşılığını vererek tanıtımlarını yapmak, borçlarımızı ödemek, mezunlara sunduğumuz projelerin ilk bir yıllık kısmını gerçekleştirmek, Burs Fonu’nu layıkıyla ihtiyacı olanlara aktarmaya çalışmak, zarar nedeniyle oluşan ilk birkaç aylık boşluğu telafi etmek, VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMAK için, hemen bırakmadım…

Sessiz sedasız, kimseye duyurmadan, birkaç ay daha uğraştım bunları yapmak için… Ve artık bitti… Hem de krizde bile dernek için cebimizden paralar harcamış olarak… Bırakın bu işlerden para kazanmayı, resmi olan alacaklardan tahsil edilemeyenleri cebimizden ödeyerek…

Şimdi kendinizi benim yerime koyun ve ne olur cevap verin… Siz olsanız… Ne yapardınız?

Destek olan, yanımda olan, taşın altına elini koyan, kendini koyan, beni yalnız bırakmayan, takdir eden, teşekkür eden, hissettiren, hisseden, üzülen… Herkese teşekkürlerimle…

HOŞ’ÇA – KALIN…


Nur Erdem ÖZEREN

Tekirdağ Anadolu Lisesi

Mezunları Derneği Başkanı



Genel Kurul ile ilgili bilgiler aşağıdaki linktedir...


http://talmezunlari.blogspot.com/2009/11/genel-kurul-uyelik-ve-yeni-yonetim.html

20 yorum:

Adsız dedi ki...

aslında bizdeki en büyük eksiklik de bu değil mi? hemşehrilik duygusu... anadoluda özellikle de doğu kökenli vatandaşlarımız, bırak aynı şehri aynı bölgeden de olsa sıkı sıkı sarılır birbirine asla yanlız bırakmaz. Biz trakyalı (sözümona avrupalılar:)) daha gelişmiş olduğumuzdan mıdır, yoksa geleneklerimizi unuttuğumuzdan mıdır bilinmez; gurbeti bıraktım, memleketinde tekirdağda bile 5 dakka önca konuştuğu arkadaşını gözünü kırpmadan satar..

bunun için pek üzülmene gerek yok senin bu dernek için yaptıklarını herkes biliyor..

her veda bir başlangıçtır umarım yeni işlerinde daha da başarılı olursun yolun açık olsun.....

CAA dedi ki...

Öncelikle söze bu 9 yıl için başta sen ve ekibindeki tüm arkadaşlara emekleriniz vaktinizi harcamanız için teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Bırakıyorum derken gerçek düşüncenin bırakmak olmadığına inanıyorum. Yazında da demişsin bebeğim gibi çocuğum gibi görüyorum.Ozmaan o daha sağlam adımlarla adım attığını görmeden bırakıp gitmek neden? evet zorluklar oldu sıkıntılar oldu yalnızlık duygusu yaşadınız belki Yönetim olarak. Ama herşeyden öte bir birliktelik için büyütmeye çabaladığınız dernek var ortada.Bu denrek başarılı olmak zorunda.

Bakınız Galatasaray Lisesine Bakınız Robert Kolejine yada adını bildiğiniz iyi liselere.Arkalarında iyi bir kurumsallaşmayı başarabilmiş Mezunlar Derneklerini göreceksiniz yaptıkları projelerle , sağladıkları olanaklarla hem öğrencilerin okumaısnı sağlıyor hemde okullarındna mezun olduktan sonra kendi aralarında kurdukları ağ sayesindede işini hazır hale getiriyor.Başkanım biliyorumki ymnetiminde hedefi bu yöndeydi ve bu olayında olacağına bende inanıyordum nacizane o gelen 75 kişiden biri olarak söz söyleme hakkı görürmüsünüz bilmeme ama benimde görüşüm buydu başarıya inanıyordum.

Bence dernek gene yalnız kalmamlı iyice sağlam ayaklar üstünde durana kadar ilgi ve şefkate muhtaçtır bu unutulmadan kararlar verilmeli.Bu yüzdende tüm dernek üyesi mezunlarımıza sesleniyorum vakit yalnzı kalan yönetime destek olma zamanıdır Denerğin elinden tutup tek başına ayakta duracak hale getirme zamanıdır.

O yüzden herkes göreve...

Nur Erdem Özeren dedi ki...

Adsız arkadaşım...
Bir de adını yazsan...
Çok teşekkür ederim yorumların için...
Ben şimdi Tekirdağ Genç Girişimciler ve Yöneticiler Derneği Başkanı oldum 27 Ekim'de...
Tekirdağ Anadolu Liselilik kavramında olmadı, Tekirdağlılık kavramı için çalışıyorum artık...
Sırada bu var... Bu kez daha etkili olacağını umuyorum...
Teşekkürler tekrar...

Nur Erdem Özeren dedi ki...

Cemal Ahmet Akçakaya;
Teşekkür ederim yorum için...
Ama ben gerçekten yoruldum...
Burs vermek için çırpınırken, büyük hedeflere koşarken, kimsenin umrunda olmadığı için o paraları zarar edilen etkinliğe yatırmak, birkaç kişiyle kurumsal ve güçlü yapı oluşturmaya çalışmak...
Bunlar çok zor... Ve deymez...
Ben emeklerimin boşa gitmesi nedeniyle bırakıyorum...
Arkamda destek görmediğim için...
Kimsenin umrunda olmadığı için...
Buyrun, tüm mezunlar sahip çıksın derneklerine...

Gözde dedi ki...

Erdemcim,
Seni bu kararın için kutlasam mı,yoksa üzülerek kınasam mı bilemedim..Sen olmadan bu derneğin hiç bir yere gidemeyeceği apaçık ortada çünkü..
Ama ya senden götürdükleri...
En yakın şahidin olarak gördüm ne kadar emek harcadığını,ne kadar uğraş verip sonunda yaşadığın hüsranı..
O gece yüzünde gördüğüm burukluğu asla unutamam..
Ellerinden tutup büyüttüğün yeni nesil bebeği sana nankörlük etti,ayağa kalkabileceğini sandığı bir anda bıraktı ellerini,ama unutma ki sensiz yapamaz..Bir adım atıcakken yine düşücek sen tutup kaldırmadığın sürece..
Çok başarılısin,çok güzel şeyler yapmaya devam edip çok konuşulan, çok aranan biri olacaksın..
Ne karar alırsan al hep arkandayız biz..
Sensiz olmaz..

Adsız dedi ki...

isabet olmuş.
herkese hayırlı olsun.
alaaddin hocam da kına yaksın.

Nur Erdem Özeren dedi ki...

Adsız arkadaşım;
Ne isabet olmuş? Diğer Dernek Başkanlığım mı? Çok teşekkür ederim...
Alaattin Bey'e ben kına göndermedim... Biri çıkar elbet...

Gözde;

Çok yanlı olmuş yorum... :) Hep benim yakınlar yorum yazmış gibi olmuş...
Teşekkür ederim yorumların, güzel sözlerin için...
Umarım düşmez bebeğim... Birileri tutar elinden... Sahip çıkar... Umarım...

Adsız dedi ki...

Yapma Erdem, gitme!
Ne olur gitme!!
:)

Nur Erdem Özeren dedi ki...

Bu adsız aynı adsız mı bilmiyorum ama, gereksiz sardırma hareketleri bunlar... gerek yok gerçekten...

Umut Mert dedi ki...

Umut Mert : abim sen olmayınca o derneğin hiç bi anlamı kalmamış olacak daha açık konuşmak gerekirse senin kadar kimse uraşamaz bu dernek için, okul için , öğrencileri için .... bize yaptıpın onca şeyden sonra bunu duymak üzücü olsa da sen kararlarını doğru yönde veren yani kağıtlarını doğru oynayan birisin ki bu konuda da haklısın ve kararın eminim ki doğrudur..bu kararın ileride daha güzel günler gösterir abim inş.... ama 2007 mezunlarından sonra oldu bunlar farkındaysan :) 2007 mezunlarından Umut Mert

Noname dedi ki...

Çok üzüldüm ayrıca çokta aciz hissetim kendimi birden. Bebek kendi başına yürümeye hazır değil bence. Ellirini bırakınca düşecek ve düştüğü yerde öylece kalacak biliyorum.

O buluşmaya katılmayanlardan ve bu sürecin başlamasına sebep olan guruptan biride ben olduğum için çok utandım, üzüntüm ise çok daha fazla. Kesinlikle bahane değil , sınav haftasındaydım gerçekten.
Bu sene tekrar üniversite sınava gireceğim. 2 senedir sürekli istanbulda bir üniversite kazanma çabasını sürdürüyorum. Bu sene kazandım aslında ama bu defada teknik üniversite kazanmak hırsına kapılınca bide önümde daha 2 sene olduğundan tercih yapmadım. Önümüzdeki sene istanbulu kazanacağımı umut ediyorum.

Tekirdağ Anadolu Lisesinin marka olması için verdiğin çabanın ne denli büyük olduğunu biliyorum.Bense bu güne kadar sadece okulumu anlatıp onu övmekten ve okulumla övünmekten başka hiç bir şey yapmadığım için çok suçlu hissetim kendimi. Umarım senye bende istanbulda olur ve dernek içinde aktif görev alabilirim.

Yaptığın herşey için çok teşekkür eder yapamadığım her şey içinde senden çok özür dilerim.
Burak YILMAZ

Noname dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
mesude dedi ki...

merhaba erdem. ben seni ilk anadolu lisesine geldiğin sene hatırlıyorum. öğrenci meclisi ile ilgili bilgi vermiştin.o anki durum çok hoşuma gitmişti kendimi üniversiteli gibi hissettim ve acayip havaya girdim. hatta üniversitede bile Tekirdağ Anadolu Lisesini anlattım. yazını okudum ve gerçekten olanlara üzüldüm. ama gerçekten bu şekilde olduysa çok isabetli bir karar almışsın. verdiğin emek için ayrıca teşekkür ediyorum. çalışmalarında başarılar...

Adsız dedi ki...

bu dernek için verdiğin çaba,harcadığın emek çok fazla ancak ortada verilmiş bi karar var...söyleyeceğim ya da söylenilecek hiçbi şeyin kararını değiştirmeyeceğini düşünüyorum...mezunlar gününe katılmamış biri olarak bunu söylemeye hakkım yok belki ama bütün hayal kırıklığına rağmen başkanlık görevini sürdürmen taraftarıyım...bu dernek seninle varolmuş ve ona başkaları tarafından senin kadar özenle,hevesle sahip çıkılamaz...diğer yandan sana da hak veriyorum...farklı kimseler tarafından,farklı yorumlar yazılmış ama sen doğru olduğuna inandığın seçimi zaten yapmışsın...umarım gerçekten doğru olan budur...

Nur Erdem Özeren dedi ki...

Umut kardeşim;
Derneğin anlamı hep kalır umarım... Uğraşacak yeni birileri de bulunur inşallah...
Size yaptıklarım için ben de size teşekkür ederim...
Kararlarımla ilgili yorumun için ayırca teşekkürler...
Bu durumun 2007 mezunları ile alakası yok, tüm mezunların ilgisizliği ile var... Yanlış bilgin olmasın...

Nur Erdem Özeren dedi ki...

Burak;
Bebekle ilgili yapabileceğim daha fazla bir şey yok... Başkası elinden tutup kaldırana kadar yerde durur, sonra biri tutar ve kaldırır...
Sürecin başlaması ile hiçbirinizin suçu yok.. Ama buluşmaya katılmama ile ilgili bir şey diyemeyeceğim...
Tekirdağ Anadolu Lisesi'nin ve Mezunlar Derneği'nin marka olması için verdiğim çabaları bilmen bile güzel... Teşekkürler...
Umarım sen de en kısa zamanda bir şeyler yapmaya başlarsın...
Teşekkürü alıyorum da, özür dilenecek bir şey yok ortada... Benden dilemene gerek yok en azından...

Nur Erdem Özeren dedi ki...

Mesude;
Öğrenci Meclisi sadece o yıl bile olsa işe yaramış demek ki... Ne mutlu...
Teşekkürler...

Nur Erdem Özeren dedi ki...

Yeni bir adsız arkadaşımız yorum yazmış...
Teşekkür ederim...
Ne yazık ki kararım değişmeyecek evet...
Mezunlar gününe katılan katılmayan herkesin yorum hakkı var, ancak önemli olan benim başkan kalmam değil derneğin sağlıklı işleyişine devam etmesi, ki bu da bu mezunlarla ben başkanken mümkün olmadı...
Dernek benimle var olmuş ve başkalarının benim kadar özenle hevesle sahip çıkmayacak olmayacağı yorumuna en azından şu an için katılamayacağım, bunu bundan sonra göreceğiz...
Biliyorum sevmeyenlerim de var... Hem de çok...
Belki onlar işi ele alıp yürütürler...

burçin dedi ki...

dernek başkanlığını bırakma sebebinizin sadece sevgili (!) müdürümüz olmadığını biliyorum.. ama pastanın büyük payının O, olduğunu da biliyorum.. biz mezunları okurken okuldan bıktıran ve birdaha okulla ilgili projelere katkı sağlamamamıza yol açan da O'dur.. tabiki bu bizi haklı çıkarmaz.. :( anlattıklarınıza hiç şaşırmadım.. çünkü sevgili (!) müdürümüzün, insanlara kendi çıkarları doğrultusunda davranmayı hayat felsefesi haline getirmiş ender bi kişilik olduğunu daha hazırlıktayken öğrenmiştim.. o güzelim okul için iyi bişiler yapmaya çalışan insanları yolundan caydıracak, ve bunu başaracak olması çok üzücü :( çok yazık olmuş.. duygularımı paylaşmak istedim.. iyi geceler..

Adsız dedi ki...

aloş bu duruma ne yorum yapmış acaba?